BENZErler



  /Kediler yüzde doksan sahiplerine benziyor.

/Kartopu oynamak ile,
 çarpışan arabalara binmek      birbirine çok benziyor.

                                                           /İfadeler birbirine benziyor...

/       Uzandığımız yatağa, oturduğumuz koltuğa veya çalışmalarımızı yaptığımız      masamıza
            bir şey döküldüğünde, -soda, bira vs- suyun indiği yere yakın yerdeki   elektronik
  veya bizim için önemli herhangi bir şeyi -bir notu vs- hızlıca bir kenara   çekmemiz;                   
         sanki bir banka soygunu sırasında insanların panikle kaçışmasına                    benziyor.

/ Cem Karaca’nın İhtarname'siyle
                                Iggy Pop'ın Lust For Life'ı birbirine baya bi benziyor...

    /Zaten birçok şarkı birbirinden arak olduğu için birbirlerine benziyor…

 - Bazı şeyler sınava çalışmayıp kopya hazırlayan öğrencinin kopya hazırlayayım     
               derken farkında olmadan sınava çalışmasına benziyor.

      - Bazı yazarların dil ve anlatımları ister istemez
                                   kendilerinden önceki kuşakta yer alan yazarlara benziyor.

-       Bazı şiirler İngiliz edebiyatından çevrilmişe benziyor.

                                                                                         -Diyaloglar birbirine benziyor.

             -Tipler birbirine benziyor.

                                                    -Atmosferler benziyor.

-İsimler benzer konuyor.

                                   - Çoğumuz hayata benzer yönlerden bakıyor…

-Sigara
içmekle
yaşamı
tüketmek
aynı
çatıda birbirine benzer…

-Havuza girmeden önce alınan duş, önemli bir iş öncesi yapılan
hazırlığa benziyor ya da benim için bu böyle…

-’9 Ağustos’’ tarihi sanki bende önemli bir günmüş gibi bir çağrışım yapıyor. Söylerken fonetik olarak 30 ağustos ifadesine benzemesinden kaynaklı da olabilir.

            /(Erkekler dayılarına kızlar halalarına benziyor. Batılılarda bu yok.

 /Vişne suyu en çok şaraba benziyor. Ama şarap vişne suyuna benzemiyor.
             Bu mevzuda İlk aklımıza gelen vişne suyu oluyor.

- Paris Kadıköy’e benziyor…

    -Parlamento ve Parliament benzer kelimeler… İkisi de insana zarar veriyor/

            -           Ben babama benziyorum.

                         -Michael Therriault’un Sean Penn'e benzerliği şaşırtıyor.

/
Peki ya Walt Whitman-Nazım Hikmet?
                                                                       Düşünsel olarak ikisi de birbirine
                                                                                                                        benzeşiyor…


 ;-Uzakdoğu Sinemasındaki tüm kadın karakterler birbirlerine benziyor?

  “”””/Bazı pornolar Gaspar Noe filmlerine benziyor…

   Farklı rakamlar yan yana yazıldığında tıpkı birbirini tanımayan ama bir vesileyle yan yana gelmiş insanlara benziyor…

 

İnsan çoğunlukla bi boka benzemiyor.../



 

 

 

                                                                                    YAZAN: SÜLEYMAN BERÇ HACİL